6 TEMMUZ 2026

"Asıl Olan Parti mi, Değerler mi?"

Türkiye'de kumar yasaktır. Ancak hemen her ilde, ilçede ve kasabada çeşitli derneklerin lokallerinde fiilen kumar oynandığını herkes bilir. Kuş sevenler derneği, ağaç sevenler derneği, dayanışma ve yardımlaşma derneği... İsimleri, tüzükleri ve kuruluş amaçları farklıdır. Fakat bazılarının ortak noktası, kuruluş amaçlarından uzaklaşıp başka işlevler üstlenmeleridir.

Siyasette de benzer bir durum yaşanıyor olabilir mi?

Bugün siyasi partilerin tüzüklerine ve programlarına baktığınızda; demokrasi, adalet, özgürlük, kalkınma, milli birlik, hukuk devleti gibi kavramları hemen hepsinde görürsünüz. Ancak sahadaki mücadelelere baktığınızda, çoğu zaman bu değerler için değil; makam, mevki, adaylık, belediye, teşkilat ve güç mücadelesi için kavga edildiğine tanık olursunuz.

Bir siyasi partinin il başkanlığı, ilçe başkanlığı, belediyesi veya genel merkezi; büyük bir şirketin bölge müdürlüğü, distribütörlüğü ve yönetim kurulu gibi algılanmaya başlanmıştır. Mücadele çoğu zaman millete daha iyi hizmet etmek için değil, bu yapılar üzerinde söz sahibi olmak için verilmektedir.

Kendimize şu soruyu sormalıyız:

Bir siyasi partide gerçekten daha iyi eğitim, daha iyi adalet, daha iyi ekonomi veya daha iyi yönetim için verilen kavgaları ne kadar görüyoruz? Kavga çoğu zaman hizmetin nasıl yapılacağı üzerine değil, kimin yöneteceği üzerine yaşanıyor.

Eğer bir parti gerçekten savunduğu ilkeleri eksiksiz temsil edebilseydi; milliyetçi olduğunu söyleyen gerçekten milliyetçiliği, demokrat olduğunu söyleyen gerçekten demokrasiyi, muhafazakâr olduğunu söyleyen gerçekten ahlaki ve kamusal sorumluluğu hayata geçirebilseydi, insanların alternatif aramasına gerek kalmazdı.

Sorun partilerin isimlerinde değildir. Sorun; değerlerin araç, partilerin ise amaç haline gelmesidir.

Partizanlık bir kimliğe dönüştüğünde, insanlar savundukları değerleri değil, ait oldukları siyasi takımı korumaya başlarlar. O noktadan sonra eleştiri düşmanlık, sorgulama ihanet, sadakat ise erdem olarak görülür.

Oysa demokrasinin özü; partiye değil ilkeye bağlılıktır.

Asıl olan CHP değildir.

Asıl olan MHP değildir.

Asıl olan AK Parti değildir.

Asıl olan; adalet, liyakat, hukuk, özgürlük ve milletin ortak menfaatidir.

Partiler gelir geçer. İsimler değişir. Kadrolar değişir.

Kalıcı olması gereken şey, milletin değerleri ve devletin temel ilkeleridir.

6
2

Yorumlar

1
T
Tuğba caner9 Temmuz 2026

Asil olan insandır.

Düşüncelerinizi Paylaşın