24 TEMMUZ 2026

Belediye Başkanı Övünç Demir 'e Açık Soru:

"Mevzuata Uygun" Demek Kamu Vicdanını Rahatlatmaya Yeter mi?

Muhalefet Grup Başkanı Enes Uğuz 'a Açık Soru:

Denetim Komisyonu'na Şerh Koymak, Kamu Adına Denetim Görevini Yerine Getirmek İçin Yeterli mi?

Torbalı Belediye Meclisi gündemine yansıyan bir "doğrudan temin" iddiası, sadece meclis salonundaki tartışmalarla sınırlı kalmayacak, bir iki haberle geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir kamu yönetimi sınavını önümüze koydu.

İddia kamuoyunun malumu: Belediyedeki bir birim müdürünün eşine ait şirketten, doğrudan temin yöntemiyle alımlar yapıldığı belirtiliyor.

Öncelikle şunu net olarak ifade edelim: Meselemiz kişiler, siyasi partiler ya da şahsi hesaplaşmalar değildir.

Çünkü amaca ulaşmak için "Ama geçmişte falanca da yapmıştı" veya "Şunlar yaparken neden ses çıkarmadınız?" gibi sığ bahanelerin arkasına saklanmak, sadece kamu kaynağının üzerindeki şüpheyi derinleştirmeye yarar. Benim nazarımda; dün kim yapmış olursa olsun, bugün kim yapıyorsa yapsın veya yarın kim yapacak olursa olsun kural tektir, kamu vicdanı sabittir.

Sayın Belediye Başkanı Övünç Demir; bu şehrin sevk ve idaresi, bütçesi ve temsil makamı size emanettir. Yönetim kanadından yapılan "işlem mevzuata ve prosedürlere uygundur" savunması, meselenin yalnızca hukuki kâğıt üzerindeki kılıfını işaret etmekte; vatandaşın zihnindeki asıl soruları ise yanıtsız bırakmaktadır.

Çünkü vatandaşın bunu bilmek ve sormak en doğal hakkı; sevk ve idare makamındaki belediye başkanının ise çıkıp bu durumu tüm açıklığıyla izah etmesi asli görevidir.

Mesele Tek Bir Alım Değil; Onlarca Alımın Kamu Yararı Sınavıdır

Burada durup asıl büyük resmi görmek zorundayız. Konu sadece tek bir müdürlük ya da tek bir faturadan ibaret görülemez.

Bir kamu kurumunda tek bir "tartışmalı" veya çıkar çatışması riski barındıran alım yapıldığında, bu durum toplum nezdinde yapılan onlarca, yüzlerce diğer doğrudan temin alımını da şaibeli hâle getirir.

Vatandaşın zihninde "Belediyenin diğer tüm doğrudan teminlerinde kamu yararı gerçekten gözetildi mi, yoksa benzer yakınlıklar mı esas alındı?" sorusu belirdiği an, kurumsal güven ortamı tam ortasından yaralanır.

Tam da bu yüzden Sayın Başkan; idaresinde bulunduğunuz belediyenin, bu olay vesilesiyle yapılmış ve yapılacak olan tüm doğrudan temin süreçlerini baştan sona gözden geçirmesi, denetlemesi ve kamu menfaatinin nasıl gözetildiğini tam bir şeffaflıkla kamuoyuna açıklaması kaçınılmaz bir sorumluluktur.

Denetim Sorumluluğu: Şerh Koyup Kenara Çekilmek Yetiyor mu?

Ancak kamu yönetiminde hesap verme sorumluluğu sadece yönetenlere ait değildir; en az onun kadar önemli olan bir diğer görev de denetim sorumluluğudur.

Sorumluluk sadece idare makamında oturanların değil, millet adına denetim yetkisini elinde tutan muhalefet grubunun da omuzlarındadır.

Bu konuyu meclis gündemine taşıyan, Denetim Komisyonu raporuna şerh düşen sayın Muhalefet Grup Başkanı Enes Uğuz'a da sormak zorundayım:

Denetim raporuna sadece bir "muhalefet şerhi" düşüp, "Biz üzerimize düşeni yaptık" diyerek kenara çekilmek yeterli midir?

Sizler sadece tek bir alıma şerh koyup konuyu siyasi bir malzemeye mi dönüştürüyorsunuz, yoksa belediyenin geriye dönük diğer tüm doğrudan temin alımlarını da kapsayan, kamu yararını ölçen ciddi ve somut bir çalışma yaptınız mı?

Eğer denetim; sadece meclis salonunda bir şerh yazısından ibaret kalıyor, gerisi araştırılmıyor ve takip edilmiyorsa, orada da vatandaş adına ciddi bir görev eksikliği var demektir. Hakiki denetim, yüzeysel muhalefetle değil; derinlikli, belgeli ve sonuna kadar takip edilen bir kararlılıkla yapılır.

Mesele Şahıslar Değil, Emanetin Şerefidir

Belediyeler; yandaşlarını, yakınlarını ya da belli çevreleri zengin etme makamı değildir. Belediyeler, milletin emanetini adaletle, eşitlikle ve şeffaflıkla yönetme makamıdır.

Hele ki çalışanların maaşlarının dahi zorlukla ödendiği, bütçe imkânlarının kısıtlı olduğu ve tasarrufun konuşulduğu bir dönemde kamu kaynağı kullanılırken temel ölçü; her bir kuruşta amasız ve fakatsız bir şekilde halkın doğrudan çıkarının gözetilmesidir.

Hiçbir vatandaşa "Benim alın terimle ödediğim vergi ve emek, birilerinin yakın çevresine mi aktarılıyor?" şüphesi yaşatılamaz. Çünkü belediye, bir grubun veya zümrenin değil; bu şehirde yaşayan herkesin belediyesidir.

Dün, Bugün ve Yarın İçin Tek Bir İlke: Amasız Şeffaflık

Hangi siyasi anlayış iş başında olursa olsun; kamu bütçesi harcanırken rekabet, eşitlik ve şeffaflık ilkesi pazarlık konusu edilemez. Vatandaşın ödediği verginin de kamuya duyduğu güvenin de temeli buradaki lekesizliktir.

Ne iktidarın sığınacağı bir "mevzuat" kalkanı, ne de muhalefetin sığınacağı bir "şerh koyduk" savunması bu gerçeği değiştirir.

Şimdi kendi adıma ve Torbalı halkı adına hem yönetime hem de denetim sorumluluğunu taşıyan muhalefet grubuna soruyorum:

Kamu vicdanında soru işaretleri yaratan bu süreçle ilgili tüm doğrudan temin alımlarını kapsayan şeffaf bir inceleme yapıp, kamu yararının nasıl gözetildiğini bu şehre izah edecek misiniz?

4
2

Yorumlar

1
t
tuğba caner24 Temmuz 2026

cevabı merakla bekliyoruz. teşekkürler duruma dair farkındalığınız için.

Düşüncelerinizi Paylaşın