6 TEMMUZ 2026
Türkiye, yakın tarihinin en kritik dönemeçlerinden birinden geçerken; ezberleri bozan, statükoyu sarsan ve bölgedeki dengeleri değiştirebilecek büyüklükte bir siyasi dönüşümün eşiğinde duruyor. Bu dönüşümün şifreleri; sınır ötesindeki jeopolitik gelişmelerde, Meclis kürsüsündeki siyasi söylemlerde ve sivil siyasetin alacağı yeni pozisyonda gizlidir. Bütün parçalar bir araya getirildiğinde ise karşımıza çok katmanlı, uzun vadeli ve vizyoner bir devlet perspektifi çıkmaktadır.
1. Temel Felsefe: "Türk İyi Olmazsa Kürt de İyi Olmaz"
Bu büyük denklemin temelinde ortak kader bilinci yatmaktadır. Mikro milliyetçiliklerin ve yapay ayrışmaların ötesinde, bu topraklarda yaşayan herkesin huzuru, güvenliği ve refahı birbirine bağlıdır.
DEM Parti gibi yapıların ülkenin ekonomi, adalet, eğitim, liyakat ve kalkınma gibi ortak sorunlarından uzaklaşıp yalnızca dar bir siyasi alana sıkışması, toplumsal bütünleşmeyi zorlaştırmaktadır. Oysa gerçek açıktır: Türk'ün huzur bulamadığı bir ülkede Kürt de refaha ulaşamaz; Kürt'ün huzursuz olduğu bir ülkede ise Türk kalıcı güvenliğe kavuşamaz.
Kalıcı barışın yolu, ortak vatandaşlık bilinciyle bütün toplumun sorunlarını aynı devlet ciddiyeti içerisinde ele almaktan geçmektedir.
2. Sınır Ötesi Çözülme: YPG'nin Suriye Ordusuna Entegrasyonu ve PKK'nın Yalnızlaşması
Devlet aklının, terörün dış ayağını etkisiz hâle getirmeye yönelik stratejik hamleleri sahada önemli sonuçlar üretmektedir.
Ankara ile Şam arasında gelişen temaslar, Rusya'nın arabuluculuk çabaları ve ABD'nin bölgedeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte YPG/PYD'nin varlığı bağımsız bir güç olmaktan çıkarılmıştır. Silahlı unsurların ve kontrol edilen insan gücünün Suriye devlet ordusu (Suriye Arap Ordusu) yapısı içerisinde eritilmesiyle örgütün sahadaki hakimiyeti ve bağımsız hareket alanı tasfiye edilmiştir.
Böyle bir gelişme, PKK'nın sınır ötesindeki lojistik ve siyasi dayanaklarını tamamen çökerterek ortada bırakmış; Türkiye'nin terörle mücadelesinde içerideki adımlar için büyük bir jeopolitik zemin hazırlamıştır.
3. İçeride Sivil Dönüşüm: Demirtaş'ın "Kandil'i Bypass Eden" Yeni Siyaseti
Dışarıda askeri ve diplomatik olarak yalnızlaştırılan terör örgütünün içerideki vesayetini kırmak, sivil siyasetin önünü açacak en radikal hamledir.
Bu noktada en kilit aktör Selahattin Demirtaş'tır. Demirtaş'ın, Kandil'in silahlı çizgisini net bir şekilde reddederek Türkiye merkezli, demokratik, meşru ve tamamen sivil bir siyasi anlayışı benimsemesi çözümün anahtarıdır.
Silahın ve şiddetin zaten sınır ötesinde fiilen bitirildiği bir zeminde oluşacak böyle bir siyaset, devlet ile Kürt seçmen arasındaki ilişkinin illegal yapılar üzerinden değil, aradaki barikatlar olmadan doğrudan demokratik siyaset üzerinden kurulmasını sağlayacaktır. Bu da toplumsal barış açısından tarihi bir meşruiyet eşiği oluşturacaktır.
4. Muhalefette Olası Kırılma: Özgür Özel Senaryosu ve CHP’nin Tabela Partisi Olması
İç siyasette yaşanabilecek ikinci büyük dönüşüm ise muhalefet cephesinde olacaktır. CHP'nin yıllardır taşıdığı ideolojik yükler, iç çekişmeler ve değişime direnç gösteren yapısı, partiyi toplumun geniş kesimlerine hitap etmekten uzaklaştırıp belli bir zümrenin partisi haline getirme riski taşımaktadır.
Eğer Özgür Özel mevcut yapının dışına çıkarak yeni bir parti kurarsa, geride kalan klasik CHP, adından başka hiçbir anlam ifade etmeyen, iddiadan yoksun bir tabela partisine dönüşebilir.
Buna karşılık, bu prangalardan sıyrılıp güçlü bir şekilde dönecek olan Özgür Özel, diğer muhalefet partilerini de arkasına takarak sürecin lokomotifi haline gelecektir. Merkez sağdan sosyal demokrasiye kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak bu yeni yapı, ortak bir çatı adayla mevcut iktidar blokunu zorlayabilecek tek alternatif üs olacaktır. Ancak bu iddialı muhalefet senaryosunun kaderi, tamamen Kürt seçmenin tercihine bağlıdır.
5. Pragmatik Denklem: Kürt Seçmenin Beklentileri ve İktidar Mutabakatı
Türkiye siyasetinde Kürt seçmenin davranışı çoğu zaman ideolojik reflekslerden ziyade, somut çözüm beklentileri üzerinden şekillenmektedir. Muhalefetin kuracağı hiçbir çatı aday veya ittifak modeli, Kürt seçmen radikal bir dönüşüm yapıp o tarafa yönelmediği sürece başarıya ulaşamaz.
İşte bu noktada DEM Parti ve tabanı, ideolojik hayaller yerine iktidardan gelebilecek somut hamleleri ve beklentileri gözetir. Mevcut iktidar blokunun (Erdoğan-Bahçeli) yerel yönetimler, hukuki veya demokratik alanlarda vereceği birkaç stratejik taviz, Kürt seçmeni ve DEM Parti tabanını iktidar blokuna konsolide etmeye fazlasıyla yeterlidir.
Kandil vesayetinden tamamen uzaklaşmış, sivil ve pragmatik eksende hareket eden bu Kürt siyaseti ile devlet arasında oluşacak mutabakat, iktidarın seçim matematiğini ve cumhurbaşkanlığı sürecini uzun yıllar garanti altına alırken, muhalefetin tüm hesaplarını boşa çıkaracaktır.
Sonuç: Yeni Türkiye Mutabakatı Mümkün mü?
Türkiye'de milliyetçi ve muhafazakâr seçmenin temel hassasiyeti hiçbir zaman Kürt kökenli vatandaşların meşru hak talepleri olmamıştır. Asıl hassasiyet; silah, terör ve illegal örgüt vesayetidir.
Suriye ordusuna entegrasyonla dış ayağı kesilen PKK içeride de tamamen bittiği ve şiddetin yerini demokratik siyasete bıraktığı an, yıllardır aşılmaz görülen birçok toplumsal bariyer ve sosyolojik duvar kendiliğinden yıkılacaktır.
Böyle bir süreçte, sivil siyasetin devletle el sıkışması milliyetçi tabanda bir tepki değil, aksine "Devlet terörü bitirdi ve sivil unsurları kendi çatısı altında topladı" şeklinde bir zafer ve rahatlama duygusu yaratır. Bölge insanı silahlı yapıların baskısından kurtularak özgürleşir ve Meclis'te gerçekleştirilecek reformlar da "teröre taviz" tartışmalarından uzak, meşru bir zeminde değerlendirilebilir.
Sınır ötesinde YPG'nin resmi orduya entegre edilerek eritilmesiyle başlayan süreç, içeride muhalefetin yeniden dizayn edilmesi ve iktidarın sivil Kürt siyasetiyle (Demirtaş formülüyle) kuracağı somut, beklentiye dayalı büyük mutabakatla tamamlanmaktadır. Bu tablo; Türkiye'nin önümüzdeki çeyrek asrını şekillendirecek en akıllıca, en kalıcı ve en güçlü "Büyük Devlet Mutabakatı" olmaya adaydır.
Yorumlar
0İlk yorumu siz yapın...
Düşüncelerinizi Paylaşın