6 TEMMUZ 2026

Tam da iktidar olma ihtimali bu kadar yaklaşmışken, CHP’nin kendi içinde "İktidar olursak güç kimde kalacak?" çekişmesine girmesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Ekranlar önünde birbirlerini "hain"likle veya "FETÖ'cü" olmakla suçlayacak kadar ağır ithamlarda bulunan siyasetçiler, kürsüye çıktıklarında ise şu ezberleri tekrarlıyorlar:
"Asıl olan kişiler değil, makamlar değil, çıkar hesapları hiç değildir…
Asıl olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir! Koltuklar geçici, isimler değişici ama CHP kalıcıdır!"
Peki, ekranlardaki o kirli kavgaları izleyen halk, bu romantik sloganlara inanır mı?
Kendi içindeki hırsları yönetemeyen, birbirini kuyusunu kazan bir yapının, Türkiye’yi ve ekonomiyi yöneteceğine ikna olur mu?
AK Parti Gerçeği ve Seçmenin Tercihi
AK Parti’nin yıllardır iktidarda kalabilmesinin arkasındaki en büyük neden; seçmenin soyut kurumlara veya logolara değil, "somut bir liderliğe, güce ve istikrara" oy vermesidir. Seçmen karşısında ne yapacağını bilen, tek sesli bir irade görmek ister.
CHP ise "Koltuklar geçici, parti kalıcı" diyerek aslında kendi içindeki başarısızlıkların ve kavgaların üzerini örtmeye çalışıyor. Halk, birbirini ekranlarda parça pinçik edenlerin arkasından gidip "Yeter ki partinin logosu iktidar olsun" demez. İsimler ve o isimlerin kalitesi halk için önemlidir.
Atatürk Bugün Gelse...
Mevcut tabloya, kemik seçmenin ve sokağın gözünden bakıldığında gerçek çok nettir:
Atatürk bugün mezarından kalkıp gelse; "Asıl olan CHP'dir" diyerek koltuk kavgası yapan, birbirini hainlikle suçlayan bu kadroların hepsini partiden kovar ve bir daha kapıdan içeri sokmaz.
Halk, CHP'nin şanlı tarihine saygı duyar ama sandığa gittiğinde geçmişe değil, geleceğe oy verir.
CHP’liler bu samimiyetsiz "Kalıcı olan partidir" söyleminin arkasına sığınmayı bırakıp, iç çekişmeleri bitirmeden ve halka güven veren tek sesli bir liderlik sunmadan asla gerçek bir iktidar alternatifi olamazlar.
Yorumlar
0İlk yorumu siz yapın...
Düşüncelerinizi Paylaşın