18 TEMMUZ 2026

Kahraman Aramaktan Yorulmadık mı?

Bugün konuştuğumuz gerçekten Ahbap mı?

Yoksa hepimizin içini kemiren o aynı eski döngü mü?

Yine aynı sahne...

Bir isim öne çıkıyor.

Bir taraf onu hemen göklere çıkarıyor, kusursuz ilan ediyor.

Diğer taraf daha ilk günden nefretle bakıyor, yıkmak için gün sayıyor.

Bir iddia ortaya atılıyor...

Bir şüphe düşüyor zihinlere...

Ve roller bir anda değişiyor.

Dün göklere çıkarılanı bugün ayaklar altına alıyoruz.

Ve ağzımızdan o hep aynı, kırgın cümle dökülüyor:

"Biz bu ülkede artık kime güveneceğiz?"

Sırtımızdaki bu hayal kırıklığı yükünden yorulmadık mı?

Yıllardır aynı hüsranı yaşamamızın sebebi, belki de hep yanlış kapıyı çalmamız.

Çünkü bu kısır döngü sadece bugün yaşanan olayla, sadece bu dernekle ilgili değil ki.

Siyasete bakıyorsun... Aynısı.

Bir lideri hatasız, sorgulanamaz ilan ediyoruz.

Sivil topluma bakıyorsun... Aynısı.

Koskoca kurumları tek bir ismin sırtına yüklüyoruz.

Hayatımızın her yerinde bu var.

Kendi aklımızı...

Sorgulama hakkımızı...

İrademizi...

Farkında olmadan birilerine emanet ediyoruz.

Sonra o kişi tökezleyince bütün dünya başımıza yıkılıyor.

Oysa bir toplum, kutsal kahramanlarla değil;

uyanık, sorgulayan ve hesap soran insanlarla ayakta kalır.

İsimler gelip geçer.

Liderler değişir.

Yöneticiler değişir.

Popüler figürler değişir.

Ama geriye bizi bir arada tutacak olan;

sağlam kurallar, işleyen kurumlar ve güven veren sistemler kalır.

Belki de bu son olay, birilerini suçlama veya aklama telaşından çok daha fazlasını söylüyor bize.

Artık aynaya bakma vaktimiz geldi.

Neden her seferinde güvenimizi kurallara ve denetime değil de, duygularımıza ve kişilere teslim ediyoruz?

Gelin artık şu soruyu değiştirelim.

"Kime güveneceğiz?" diye çaresizce aramayı bırakalım.

"Güveni kişilerin tekelinden nasıl çıkaracağız, bu sistemi nasıl kuracağız?"

Asıl bunu konuşalım.

Çünkü yarın bu isim gidecek...

Başka bir isim gelecek.

Aynı kırgınlığı, aynı inançsızlığı bir daha yaşamak istemiyorsak...

Bugün kişileri değil, sistemi masaya yatırmak zorundayız.

Belki de bizi en çok yoran, aynı hayal kırıklığını tekrar tekrar yaşamak değil...

Bundan ders çıkarmamak.

Kahramanlar değişiyor...

Hayal kırıklıkları değişmiyor.

Bu güvensizlik hissini, bu yorulmuşluğu aşmak için ilk nereden başlamalıyız?

7
2

Yorumlar

2
T
Tuğba caner19 Temmuz 2026

Kaleminize sağlık. Atam'ın sözü geldi aklıma " Türk, öğün, çalış, güven" Éksikliği görmüş sanırım. Saygılar

Düşüncelerinizi Paylaşın