19 EYLÜL 2026

Torbalı’nın Nüfusunu "1"e İndirmeye Kalkanlar: Koltuğa Basıp Ortak Zemini Çatlatmak
Tarımıyla, sanayisiyle, hızla büyüyen nüfusuyla Torbalı; yalnızca üretimin değil, çok renkli ve dinamik bir cemiyet hayatının da merkezidir.
Siyasi partilerin ilçe başkanlıklarından hemşehri derneklerine, meslek odalarından esnaf birliklerine, sendika şubelerinden tarımsal kooperatiflere kadar bu topraklarda kök salmış yapılar, Torbalı’nın ortak hafızası ve can damarıdır. Bu çatıların her biri; siyasi bir iddiayı temsil etmek, ilçenin derdine çare aramak, hemşehriler arasında köprü kurmak, çiftçinin hakkını korumak ya da esnafın sesini duyurmak için vardır.
Tabela ve tüzük ne olursa olsun; her biri binlerce insanın alın teri, aidatı ve sarsılmaz inancıyla yükselen birer emanet zeminidir.
Bu emanetin ağırlığını bilip, şahsi menfaatini kurumun kapısında bırakan ve makamına değer katan yöneticilerimizin hakkını teslim etmek elbette boynumuzun borcu. Onların emeği Torbalı’nın en büyük kazancıdır.
Fakat Torbalı yerelinde yıllardır şahit olduğumuz, kimi kurumların enerjisini içten içe kemiren çok tanıdık bir hastalık da var.
Koltuğu Hizmet Değil, Sıçrama Tahtası Görenler
Mesele, oturduğu koltuğu Torbalı’ya ve temsil ettiği camiaya hizmet makamı değil; Siyasi Yapılara, Belediye Başkanlığına, Meclis Üyeliğine, Vekillik Listelerine veya Şahsi Ticaretine Sıçrama Tahtası yapmaya kalkan zihniyettir.
Bu anlayış için bulunduğu kurumun ilkesi, kültürel mirası, mesleki onuru ya da hak mücadelesi hiçbir anlam taşımaz. Bütün dert; o yapının yıllar içinde biriktirdiği meşruiyeti ve kamusal vitrini kişisel kariyere kaldıraç yapmaktır. Temsil ettiği kitlenin derdini masaya taşımak yerine, kurumun imkânlarıyla kişisel vitrin yapar; protokol karelerinde boy gösterip güç odaklarına şirin görünerek kendi geleceğini garantiye almaya çalışırlar.
Makamı Kendi Boyuna Göre Budayan Mekanizma
Bu zihniyet bir kurumun dümenine geçtiğinde, mekanizma çoğu zaman aynı sırayla işler: Makamın kurumsal ve ahlaki ağırlığını taşıyamayan bu figürler, o cüssenin altında ezilmemek için temsil ettikleri emaneti kendi boylarına göre budamaya yeltenirler.
Siyasi partide ilçenin sorunlarına kafa yoran nitelikli kadroları hizipçilikle kenara itmeye çalışırlar.
Hemşehri derneğinde dayanışmayı savunan aklıselim insanları tasfiyeye kalkarlar.
Meslek odasında ve STK’larda üyelerinin hakkını arayan bağımsız sesleri kısmaya cüret ederler.
Amaçları kurumu büyütmek değil; itiraz edilmeyen, sadece baş sallanan dar bir çevre kurarak o köklü çatıları kendi şahsi kulis odalarına çevirmektir.
Nüfusu "1"e İndirme Yanılgısı ve Çatlayan Zemin
Yüz binlerin ürettiği koca bir ilçeyi; sanki herkes onların hırslarını izlemek zorundaymış gibi "NÜFUSU: 1"e indirgemeye, kenti kendi gölgelerinden ibaret saymaya kalkarlar.
Oysa onlar o emanet koltukların tepesine basıp sıçramaya çalıştıkça, ne kurumu yükseltebilirler ne de kendileri büyür; sadece Torbalı’nın ortak zeminini çatlatırlar.
İşte bu açgözlülüğün Torbalı hafızasındaki akıbeti hep aynıdır: Kurumun hakkını vermeden, temsil ettiği insanların hukukunu çiğneyerek o makamı basamak yapan hiçbir profil, siyasette kalıcı bir mevki ve itibar devşirememiştir.
Caddelerde Kalan İtibar ve Küçülen Gölgeler
Dün masaya kurumun gücüyle oturup dev aynasında ahkâm kesenlerin, bugün itibar ve taban desteğini kaybedince nelere fit olduklarını Torbalı sokakları çok iyi bilir.
Temsil ettikleri çatının içini boşaltıp inandırıcılığını tüketenler; gün gelir en küçük siyasi lütuflara, en iğreti vaatlere ve listelerin son sıralarına dahi razı hâle gelirler.
Çünkü Torbalı’da kurumunu büyüten, koltuğundan güç almayıp koltuğuna şeref katan insan; o makamdan kalktığında da bu caddelerde başı dik, arkasında silinmez bir saygınlıkla yürür.
Kurumu şahsi ikbaline paravan yapanlar ise o emanet cübbe sırtlarından alındığında acı gerçekle baş başa kalırlar:
Cüsseleri yalnızca o koltuk kadardır.
Kurumun sırtından indikleri gün küçülür, kendi gölgelerinde kaybolup giderler.
Yorumlar
1Kaleminize sağlık
Düşüncelerinizi Paylaşın