7 EYLÜL 2026

  Torbalı Trafiğinde Teşhis, Geçmişin Muhasebesi ve Çözüm Masasının Anatomisi

Torbalı Trafiğinde Teşhis, Geçmişin Muhasebesi ve Çözüm Masasının Anatomisi

Torbalı Trafiğinde Teşhis, Geçmişin Muhasebesi ve Çözüm Masasının Anatomisi

Torbalı trafiği kuru pastalı masalarla çözülür m

​Torbalı’da günün hangi saatinde direksiyon başına geçerseniz geçin ya da hangi caddede kaldırıma adım atarsanız atın, aynı kilitlenmenin ortasında kalıyorsunuz. Sorun artık yalnızca araç sayısının fazlalığı veya sokakların darlığı değil; kentin büyüme hızı ile bu kenti yöneten aklın çözüm yöntemleri arasındaki mesafenin her geçen gün biraz daha açılmasıdır.

​Kuşkusuz bir kentin kronikleşmiş yaralarını sarmak için masalar kurmak, tarafları bir araya getirmek kıymetlidir. Geçtiğimiz günlerde belediye öncülüğünde meslek odaları ve kooperatiflerle kurulan "Trafik Çözüm Masası" da ilk bakışta böyle bir ortak akıl arayışı gibi duruyor. Ancak servis edilen fotoğraflara, masanın üzerine serilen paftalara ve sokağın tecrübesine dışarıdan, tarafsız bir gözle baktığınızda temel bir soru kendini dayatıyor:

​200 bini aşmış, demiryoluyla ikiye bölünmüş ve ağır sanayi yükü altında ezilen bir kentin kangren olmuş trafiği; sadece oda başkanlarıyla el sıkışıp haritalar üzerine tek yön okları çizerek gerçekten çözülebilir mi? Yoksa iyi niyetle yola çıkılan bu masa, geçmişte defalarca denenmiş ve her defasında tıkanmış bir kısırdöngünün yeni bir tekrarı olmaktan öteye gidemeyecek mi?


​1. Meselenin Anatomisi: Kenti Tıkayan Dört Fay Hattı

​Bu sorunun cevabını verebilmek için önce Torbalı’nın içinde bulunduğu kentsel sıkışmışlığı doğru adlandırmak gerekir. İlçedeki trafik çilesi tesadüfen ya da yalnızca sürücülerin sabırsızlığından doğmuyor; kentin sırtına bindirilen yük ile mevcut cadde kapasitesi arasındaki derin uyumsuzluktan kaynaklanıyor:

  • *​Demiryolunun Kenti Bölmesi: İZBAN ve konvansiyonel demiryolu hattı, kenti doğu ve batı yakası olarak ikiye ayıran fiziksel bir bıçak gibidir. İki yaka arasındaki geçişlerin sınırlı sayıda alt ve üst geçide mahkûm olması, araç akışını daralan bir huniye hapsetmektedir.

  • *​Ağır Vasıta ve Sanayi Yükü: Ege’nin en büyük üretim havzalarından birine ev sahipliği yapan Torbalı’da; lojistik tırları, hafriyat kamyonları ve yüzlerce fabrika servisi, çevre yolu bağlantılarının yetersizliği sebebiyle kent içine veya merkeze teğet ana arterlere girmek zorunda kalmaktadır.

  • ​*Kasaba Ölçeğindeki Cadde Omurgası: 40-50 bin nüfuslu bir tarım kasabası olduğu dönemde açılan caddeler ve sokaklar, bugün hareketli nüfusu 200 bini aşmış bir sanayi merkezinin debisini taşıyamamaktadır.

  • ​*Otoparksız Yapılaşma ve Çift Sıra Park Kültürü: Binaların altında kapalı otopark üretilmemesi ve merkezde yeterli katlı otopark bulunmayışı, esnaf ve vatandaş araçlarının ana arterleri (Kazım Dirik, İsmetpaşa, Mithatpaşa) gün boyu işgal etmesine yol açmaktadır. İki şeritli yollar fiilen tek şeride, hatta kargo ve tedarik saatlerinde durma noktasına düşmektedir.

​2. Geçmişin Muhasebesi: Pansuman Tedaviler Neden Tıkandı?

​Bugün kurulan masanın nerede durduğunu anlamak için geçmişte nelerin denendiğine ve neden sonuç vermediğine de bakmak zorundayız. Torbalı bu filmi ilk kez izlemiyor:

  • *​Alt ve Üst Geçit Hamleleri (Uygulanan ama Çözmeyen): Köprüler yapıldı, alt geçitler açıldı; ancak bunların bağlandığı sokak dokusu genişletilemedi. Geniş borunun ucuna dar musluk takıldığı için tıkanıklık çözülmedi; köprünün hemen çıkışındaki ilk dar kavşağa veya sokak başına taşındı.

  • *​Belli Sokaklarda "Tek Yön" Denemeleri (Uygulanan ama Çözmeyen): Geçmişte de bazı caddelere tek yön tabelaları dikildi. Ancak trafik simülasyonu yapılmadığı ve tahliye yükü hesaba katılmadığı için sorun sadece bir arka sokağa ötelendi. Denetim kesintisiz sağlanamadığı için ters yöne giren araçlar sistemi felç etti.

  • *​Geçici Park Denetimleri (Uygulanan ama Çözmeyen): Zaman zaman zabıta ve polis iş birliğiyle yapılan uygulamalar süreklilik kazanamadı. Esnafın ve sürücülerin tepkisi karşısında geri adım atıldığı gün, caddeler eski karmaşasına geri döndü.

  • *​Kâğıtta Kalan Kararlar (Uygulanamayanlar): Ağır vasıtaların belirli saatlerde kente girişini yasaklama kararları ile kuşak çevre yolları projeleri; sanayi lobisinin baskısı, kamulaştırma maliyetleri ve kurumlar arası eşgüdümsüzlük yüzünden hayata geçirilemedi.

​3. Gerçek Bir Çözüm Masasının Üç Sacayağı

​Böylesine karmaşık, yılların birikimi olan bir kentsel krizi çözmek için kurulacak bir masanın üç temel ayağa oturması zorunludur. Biri eksik kaldığında masa devrilir:

  • *​Teknik ve Bilimsel Ayak: Masanın merkezinde ulaşım plancıları, trafik mühendisleri ve veri uzmanları oturmalıdır. Kararlar harita başında göz kararıyla değil; drone sayımları, köken-hedef analizleri, pik saatlerdeki araç debisi ve dijital trafik simülasyonlarıyla alınmalıdır.

  • *​Yasal ve İdari Yetki Ayağı: Karayolları Trafik Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi Kanunu çok açıktır. Ana caddelerin, tek yön kararlarının, sinyalizasyonun ve toplu taşıma güzergâhlarının yasal onay makamı İzmir

  • *Büyükşehir Belediyesi UKOME’dir. Sahada bu kararlara uymayanlara ceza kesecek, ters yöne gireni durduracak ve yolu tıkayan aracı çekecek asli yaptırım gücü ise İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme birimidir. UKOME ve Emniyet’in kurucu aktör olmadığı hiçbir formül sahadan geçer not alamaz.

  • *​Sosyal ve Sivil Ayak: Esnaf, şoförler, ticaret odaları ve kooperatifler masanın vazgeçilmez paydaşlarıdır. Ancak onların rolü teknik trafik planı çizmek değil; teknik heyetin sunduğu bilimsel veriye sahadan katkı sunmak ve kendi üyelerine bu disiplini kabul ettirmektir.

​4. Son Kurulan "Çözüm Masası" ve Alınan Kararların Terazisi

​Bu ilkelerin ışığında, Torbalı Belediyesi öncülüğünde meslek odaları ve kooperatiflerle toplanan son masaya baktığımızda ortaya çıkan tablo şudur:

  • ​*Masanın Yapısal Eksikliği: Masada yerel siyasi irade ve oda temsilcileri var; ancak kararları yasal olarak onaylayacak UKOME teknik bürokrasisi ile sahada ceza kesme gücü olan Emniyet iradesi mutfakta yer almıyor. Zabıtanın ters yöne giren araca ceza kesme yetkisi olmadığına göre, yarın bu kararları sahada kim, hangi yetkiyle koruyacak?

  • *​"Tek Yön ve Alan Kazanımı" Adımı: Birbirine paralel sokakları tek yöne çevirip arta kalan alanı yayaya veya düzenli ceplere ayırmak teoride doğru bir hamle gibi görünebilir. Ancak bu akışın tahliyesi için belirlenen yan sokakların geometrisi ve park yükü hesaplanmadıysa, tıkanıklık sadece bir arka sokağa kayacaktır. Ayrıca tek şeride düşürülen bir yolda bir kargo aracı veya dükkânına mal indiren bir kamyonet durduğunda, arkasındaki bütün bir mahalle kilitlenecektir.

  • ​*Yöntemin Yetersizliği: 200 bin nüfuslu bir kentin çilesi, büyük toplantı masalarına serilen kadastro paftaları üzerine kalemle yön okları çizilerek çözülemez. Bu yaklaşım, modern ulaşım planlamasından ziyade geçmişin geleneksel kasaba idareciliği refleksini yansıtmaktadır.

  • *​Siyasi Kararlılık Sınavı: Masa etrafında oda başkanlarıyla sağlanan uzlaşı, birkaç hafta sonra dükkânının önüne müşteri aracı yanaşamadığı için cirosu düşen veya mal indiremeyen esnafın bireysel şikâyetleriyle ilk sınavını verecektir. Yerel yönetimin bu tepkiler karşısında eski uygulamalarda olduğu gibi geri adım atıp atmayacağı en kritik belirsizliktir.

​Sonuç ve Çözüm Çağrısı

​Torbalı’nın trafik meselesi; masa kurmanın iyi niyetini inkâr etmeden, ancak masanın yöntemsel eksikliklerini de görmezden gelmeden konuşulmak zorundadır. İlçenin çeyrek asırlık yapısal kilitlenmesi, yalnızca oda başkanlarıyla uzlaşarak ya da kâğıt üzerine kırmızı-mavi yön okları çizerek aşılamaz. Sokağın dili, geçmişte benzer niyetlerle başlayıp hüsranla sonuçlanan denemelerin faturasını hâlâ ödemektedir.

​Eğer amaç günü kurtarmak veya tepkileri zamana yaymak değil de bu kente gerçekten nefes aldırmaksa izlenecek yol bellidir:

​Yerel yönetim kurduğu bu masayı; derhal UKOME’nin teknik heyetini, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün denetim iradesini ve bağımsız ulaşım plancılarını da içine alacak şekilde tamamlamalıdır. Kararlar hislerle veya esnaf talepleriyle değil; bilimsel bir Ulaşım Master Planı, köken-hedef sayımları ve dijital trafik simülasyonlarıyla şekillendirilmelidir. Hepsinden önemlisi, alınan teknik kararların arkasında geçici siyasi kaygılara yenilmeden ve denetimden taviz verilmeden durulmalıdır.

​Torbalı artık pansuman tedavilerle, ötelemelerle vakit kaybedecek eşiği çoktan aşmıştır. Doğru yöntemle ve tam kadroyla kurulmayan hiçbir masa, sokaktaki tıkanıklığı çözemez; sadece yeni bir hayal kırıklığının kaydı olarak kalır.

​

...
7
2

Yorumlar

1
t
tuğba caner8 Eylül 2026

Kaleminize sağlık.

Düşüncelerinizi Paylaşın